KİTAP; Sıddık DEMİR "EN UZUN GÜN (Yedi Uyurlar - Seven Sleepers) Şehzade'nin Rüyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KİTAP; Sıddık DEMİR "EN UZUN GÜN (Yedi Uyurlar - Seven Sleepers) Şehzade'nin Rüyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2015 Cumartesi

AFŞİN ESHABÜ’L KEHF KÜLLİYESİ; SIDDIK DEMİR ("EN UZUN GÜN (Yedi Uyurlar - Seven Sleepers) Şehzade'nin Rüyası)

AFŞİN ESHABÜ’L KEHF KÜLLİYESİ
SIDDIK DEMİR
Kutsal mağarayıda içine alan Külliye Afşin’in altı km kuzeybatısında küçük bir dağ üzerindedir. Külliyede dört eser bulunur. Bunların üçü külliyenin esasını teşkil etmektedir. Dördüncüsü ise çok sonra Dulkadırlılar zamanında yapılmış bir ilavedir. 
Külliyenin de içinde bulunduğu Afşin K.Maraş iline bağlı ilçe merkezidir. Denizden 1000 metrenin çok üstünde yüksekliğe sahip bir ovanın üzerinde bulunur. Bu ova oldukça geniş olup dört tarafı dağlar ile çevrilidir. Yörenin eski çağ ile orta çağın ilk yarısında, şehri ve merkezi Afşin’dir.
Kuran’ı Kerimde; Eshabı-l Kehf mağara arkadaşları demektir. Eshabı-l Kehf ile ilgili ayetler Kuran-ı Kerim XVIII süresinde bulunmaktadır.bu surenin ayetleri mekkede nazil olup Eshabı-l kehf ve Yedi uyurların tanrının mucizesi olduğunu hikmetlerini ve akıbetlerini geniş anlamda kapsamaktadır. Tarih ve Tefsir eserlerinde ise Eshabı-l Kehf hakkında birçok eser bırakılmasa rağmen en detaylı bilgileri zamanın bilim adamlarından Taberi tarafından kaleme alınmıştır. Bu eser daha sonrada bir çok bilim adamına ışık tutarak günümüze kadar gelmiştir. Taberi’nin verdiği bilgilere göre Eshabı-l Kehf Tanrıya iman eden gençler olup, puta tapan bir kavimin mensubu iken Tanrı onlara doğru yolu göstermiş, onların amacı ise Hazreti isa’nın yolundan gitmek ve İslamiyet inancını taşımaktı. O tarihin Hükümdarlarından Dakyanus gençlerin dinlerinden ayrıklarını haberini alınca, onları yakalamaya çalıştı fakat gençler dinlerinde sebat ederek Nihlus adlı bir mağaraya sığındılar. Geceyi geçirmek için girdikleri mağarada yanlarında çiftçi arkadaşlarının köpekleri Kıtmirde bulunuyordu Allah’ın takdiri ile zulümden kaçan gençlerin inançlarıyla yüzyılın süren bir uykuya daldılar ve uyandıklarında zulüm bitmiş olup halkımız arasında bugüne kadar ruhani olarak değerini korumuşlardır.
Yedi uyurların ismi şu şekildedir: Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Dekarnuş,Şazenuş, Kafetatayuş,
MAĞARA ARKADAŞLARININ HİKAYESİ 
Eshabı Kehf hadisesi kur anı karim de ve diğer semavi kitaplarda Bas-ü bedel mevt(Yeniden dirilme )inancının delilleri arasında gösterilir. Buna göre
Efsus yada Yarpuz denilen yerde Dakyanus (Dakyus) adında bir zalim hükümdar halkı kendisine ve putlara taptırırmış. Allah ın varlığına ve birligine inanan bir kaç genç ise gizlice ibadet ederek bu zalimin buyrugu dışına çıkarlarmış Bunu haber alan Dakyanus tan kaçan gençler kendileri gibi inançlı bir çobana rastlarlar Çoban ve kıtmir adındaki köpegi de onlara katılır Çobanın bildigi ve yanında su olan bir mağraya sığınan Eshabül kehf burada uykuya dalarlar Kralın vezinleri mağrayı bulurlar ançak korkularından içeriye giremezler Eshabı kehf buradaysa çıkmayıp helak olsunlar diyerek mağranın ağzını ördürürler
Eshabı kehf bir rivayete göre 309 sene bu vaziyette kalırlar acıktıklarından bahisle içlerinden Yemliha yı şehre ekmek almaya gönderirler Şehirde Dakyanus zamanından kalma parayla alış veriş yapmak isteyen Yemliha dan şüphelenen halk onu mahkemeye çıkartır Mahkemede halini anlatan Yemliha delil için halkı mağranın önüne getirir Ancak mağrada kendisini bekleyen arkadaşlarının korkabileceğinden bahisle içeriye yalnız girip onlara durumu anlatacağını söyleyerek ayrılır ve sır olup gider bu olay zalim Dakyanus tan yüz yıllarca sene sonra Allah a inanmakla beraber ahirete ve yeniden dirilmeye inanmayan halk için müthiş bir mucize olur. Devrin kralının dualarıda böylece kabul olmuş olur.
Kuran ı Kerimde yer alan Kehf Suresinde mağara arkadaşlarının durumuna değinilmiş ancak ayrıntılı bilgi verilmemiştir. Kehf suresinin 9. ayetinde "sen ashabı kehfi ve rakimi kerametlerimizden birimi sandın" sözleri ile Hz. Peygambere seslenildikten sonra mağara arkadaşları ile ilgili bilgi verilmeye başlanmaktadır.(Bazı kimseler ) "onlar üçtür dördüncüleri köpekleridir" diyecekler bunlar (Bazılarıda ) onlar beştir altıncıları köpektir diyecektir. Bunlar gaybı taşlamaktır ( Bazıları ise ) onlar yedidir sekizincileri köpekleridir diyeceklerdir De ki: Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir Onlar hakkında bilgisi olan çok azdır. O halde onlar hakkında sana bildirilen açık deliller dışında münakaşaya girme ve onlar hakkında hiç kimseden bir şey sorma (Kehf Suresi 22)
Hiç bir şey için (Bunu yarın yapacağım deme Kehf suresi 23)
Ancak "Allah dilerse yaparım de . Bunu unuttugun taktirde Rabbini an ve "umarım ki Rabbim beni bundan daha yakın olan biryola iletir de (Kehf suresi 24)
Onlar mağaralarında üçyüzyıl kalmışlardır buna dokuz yıl daha eklemişlerdir (Kehf suresi 25)
Kur an ı Kerimde yedi uyurların isimleriyle ilgili her hangi bir ibare bulunmamakla birlikte halk arasında isimleri söyledir Yemliha , Mekselina , Mislina Mernuş Debernuş, Sazernuş, Kefeştatayuş , ve köpeklerinin ismi Kıtmir dir Tabiriye göre mağara arkadaşlarının reisi mekselena idi digerlerinden üçü Dakyanus un (Decius) sağ kolu diger üçü ise sol kolu idiler kefeştatayuş ise yolda onlara katılan çoban olup kıtmi de onların köpegidir
Selçuklular devrinde Eshab-ül Kehf mağarasının Afşin yakınlarında olduguna kesin şekilde inanılıyordu bunu 13.yy. birinci yarısında Selçuklu devletinin Maraş valisi Nusretettin Hasan beyin buraya bir tekke mescide ve medrese yaptırmasından anlıyoruz mescit incelendiginde Mağranın mescit önündeki küçük kilisenin mescid e katıldığını kolayca anlayabiliriz
Kilisenin burada bulunması bizi bazı önemli gerçeklere götürmektedir Selçuklular devrinde Külliyenin yapılması esnasında Burada kilisenin bulunması Anadolu Hrıstıyanlarınında mağara arkadaşlarının burada uyuduklarını gösterir
Eshab ul Kehf in afşin de bulundugu inancı Selçuklulardan sonra Dulkadiroğlu Beyligi ve Osmanlı devleti zamanındada buranın ihya edilmesini sağlamıştır
Kaldıki Kur-an-ı Kerimdeki Kehf suresinde yer alan 17. ayette "Günesi doğdugu zaman mağralarının sağına eğilirken battığı zaman da sol taraftan onları keser gecerken görürsün" Onlan mağaralarının geniş bir köşesinde idiler............ şeklindeki ibare incelendiğinde ve Afşin de bulunan mağarayla karşılaştırıldığında birebir uyum gösterdigi bariz bir şekilde görülür
Magra arkadaşlarının Afşin de bulunan mağra da uyudukları kanıtlar tarafından gösterilmekle birlikte bizim asal vurgulamak istedigimiz Bu gençlerin Allah a olan mahabbetidir...

19 Kasım 2015 Perşembe

KİTAP; Sıddık DEMİR "EN UZUN GÜN (Yedi Uyurlar - Seven Sleepers) Şehzade'nin Rüyası

Belgesel roman
Şehzade’nin rüyası...
Yazan-Sıddık Demir... Sıddık Demir’in bu 6. eseridir...
Kur’an’da özel bir sûre ile anlatılan Ashab-ı Kehf (Mağara arkadaşları) bir edebiyatçının kaleminden yeni nesillere roman olarak sunuluyor...
152 sayfa tutan romanın ana teması her ne kadar Selçuklu Sultanı Alaaddin üzerine kurulmuş ise de, neticeten Ashab-ı Kehf arkadaşlarına ve onların yattıkları mağaranın bulunduğu yere işaret etmektedir...
Eserde tarihi ve dini hikâyelerle birlikte mistik menkibeler de yer almaktadır...
Tarihin zorlanmadığı, ancak bazı edebi unsurların öne geçtiği eserde Kehf-Mağara arkadaşları- olarak adı geçenler şu anda bile Afşin ilçesine mahsus denilecek isimlerdir... Başka yerde bu isimlerde kimse bulunmuyor... Kitabın söz ettiği Efsus, bilahare Yarpuz, daha sonra ise Afşin ilçesi benim malumum olan bir yerdir...
Şu isimleri hiç duydunuz mu?
Yemliha-Mekselina-Mislina-Mernuş-Debernuş-Şazennuş ve dahi çoban Kefeştatayyuş...
Sıddık Demir bu kitabı sırf memleketinin reklamı olsun diye yazmamıştır...
Reklamcıların sahiplenmesine alternatif olarak gerçekleri dile getiriyor...
Yine de Kur’an’da dendiği gibi -ANCAK ALLAH BİLİR-...
Eser bir tarih kitabı değil, amma tarihe ışık tutması bakımından kıymet arz ediyor..


****
merhaba, sıddık beyin yazısını ilgi ile kudum. yazıya da içinde elbistan geçtiği için google'dan ulaştım.sıddık bey'in nereli olduğunu merak ettim. bizler temmuz ayında "elbistan paneli" düzenleyeceğiz de… bu vesile ile sıddık bey ile tanışmak istedim… selam ile…
GAZİ BOZKURT

Değerli yazar Sıddık Amca kaleminize sağlık. Bu millet Gülbeyler gibi uçbeylerinin fedakarlıkları ile tarih sahnesinde hiç silinmedi ve silinmeyecektir Allah'ın izniyle.Fedakarlık Allah rızası için yapıldıkça karişılığı muhakkak Yaradan dandır.İnsan denilen mahluk anlamasa da olur.Saygılarımla ellerinizden hörmetle öperim…Kalemini z daim olsun…
BURAK ERDOĞAN DEMİR

selamınayeküm sıddık bey yazınızda belirtmişinizde ilgimi çekti eli kolu bağlı dindarlığın veya vatandaşlığın insana ne faydası olur demişiniz… merak ettimde hangi dindarlıktan bahsediyorsunuz hangi vatandaşlık haklarından bahsediyorsunuz , aydın dediğiniz insanları neden küçümsüyorsunuz sanırım sizinde temelinizde eski ülkücülük yeni bir sonrasında bbp daha sonrasında ise akp zihniyeti olan bir insansınız açık ve net demek istediğim siz kendini ve çevrenizdeki insanlara faydalı olun ATATÜRK'ün kurduğu bu devletten de uzak durun eger dinle yaşamı ile ilgili sorununuz varsa gidip şeriatle yönetilen bir ülkede yaşayın sizin ve akp zihniyetli insanlar yüzünden şu anda bu hale geldi bu devlet rahmetli Muhsin başkan büyük adamdı ama siz onun kemiklerini sızlatıyorsuuz akp'ye destek vererek kendinize gelin bu devlet bu vatan bizim ehmaddülillah hepimiz müslümanız Allah'tanda mı korkmuyorda akp yöneticeler gibi kul hakkı yemek için onları destekliyorsunu z.RAUL CHREEK

ASHAB-I KEHF İSMİ YAZILIŞI YANLIŞTIR. 
ASHAB-I KEYF değil, ASHAB-I KEHF dir. MAĞARA ARKADAŞLARI SELAMLAR..MEHMET BAŞAR
uyunca çok ülperdim peki bu üçler beşler 7 lerin hikayesi ney..açıklarmısınıZ…???EMRULLAH
bunların hepsi neden bizimdir şeklinde beyan verirler hiç anlamış değilim ama bence eğer öyle birşey warsa muhakkak türkiyedeki söylenen yerlerden biri gerçek olandır. Nedenine gelince eğer başka bir yerde olsa idi yani gerçek olsa idi söylenti değilde muhakkak onlar bunu bizim yapamadığımız kadar muhtesem bir görsellikle dünyaya tanıtırdı. bizde olunca sadece yöresel halk ondan haberdar olabiliyor. malesef bunun gerçek olmamasını temenni etmek isterdim fakat bu benim için bir gerçektir..YAKUP

YAZARLAR VE ESERLER Abdurrahim Karakoç Birçok telif esere imza atmış olan eğitimci-yazar, aynı zaman hemşehrim Sıddık Demir, bizim yörede önemli bir isme sahip olan “Dirgen Ali”yi romanlaştırmış..Gelenekleri, görenekleri, kavgaları, dostlukları söz deseni içinde okuyucuya sunan Sıddık Demir, belli ki Dirgen Ali efsanesinin tesiri altında kalmıştır.. Hani iyi de olmuş.. İnce Memet usulü hayale dayalı bir kitap değil, gerçeklerin su katılmamış romanlaştırılmasıdır Dirgen Ali..Ben, Dirgen Ali’yi tanımadım, çünkü çok küçüktüm.. Fakat oğlu Fakı’yı ve İsa’yı tanırım.. Torunu Merdan Binboğa da sevdiğim bir dostumdur..Sıddık Demir, 152 sayfaya vurdulu-kırdılı geçen bir devri sığdırmış.. Kitabın başlangıcında düz bir hikâye anlatımı çıkar önünüze. Amma sonlara doğru daha doyurucu, daha roman üslubu yerini alır.. Saf Anadolu insanlarının damgaladıkları bir devri anlamak isterseniz, Dirgen Ali’yi okumalısınız.. 10 bölümden oluşan eserin her bölümünü Yavuz Han’dan ve şimdiki şairlerden şiirlerle açmış Sıddık Demir.. Bir güzel çeşni olmuştur, diline sağlık..MEHMET BİNBOĞA
Afşin Dağlıca doğumlu. Lise ve dengi okullarda öğretmen ve idarecilik yaptı. Halen Keçiören’ oturmaktadır. Spor yapmayı sever.İDD


değerli Afşinli elbistanlı kardeşlerim artık şu Afşin-Elbistan çekişmeesi bitsin Derdi çok Hem Afşinin şairi hemde Elbistanın şairidir. Şimdi Afşinde Eshab-ı Kehf var bu Eshab-ı Kehf Bölgemizin Eshab-ı Kehfi buna Afşinlide,Elbistanlıda sahip çıksın. Eğer Afşin-Elbistan Çekişmesi olmayıp iki ilçe Birleşip İl olsalar ne olurdu. Yani Kuzeyde Afşin-Elbistan veya Elbistan-Afşin İli kurulsa ne olurdu. Kısır çekişmeyi bırakıp Afin-Elbistan ilini nasıl kura  AHMET AKBULUT